<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>&quot;Gönül Dünyası&quot;</title>
        <description>Sevelim sevilelim dünya kimseye kalmaz!</description>
        <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sun, 08 Nov 2009 22:27:05 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>KADİM DOSTLARIMIZIN YALNIZLIĞI</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/kadim-dostlarimizin-yalnizligi_39273731.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/kadim-dostlarimizin-yalnizligi_39273731.html</guid> 
            <description>Lise tahsili yıllarımızda gazeteler promosyon olarak kuponla ansiklopedi verirlerdi. Bazı ansiklopediler ise, bayilerde fasik&amp;uuml;l fasik&amp;uuml;l satılırdı. Aklıma ansiklopedi kuponu topladığımız o g&amp;uuml;nler geldi. Hey gidi g&amp;uuml;nler, hey! Serde &amp;ouml;ğrencilik var,&amp;nbsp; paramız yok, garibanlık işte! B&amp;ouml;yle cilt cilt, fasik&amp;uuml;l fasik&amp;uuml;l ansiklopedi temin etmek ekonomik y&amp;ouml;nden daha cazip geliyordu bize. O devirlerde ansiklopedi sahibi olmak bir &amp;ouml;ğrenci i&amp;ccedil;in &amp;ouml;yle kolay bir şey değildi.&lt;a href=&quot;http://www.recepsen.com/kadimdostlarimizinyalnizligi.html&quot;&gt;YAZININ DEVAMI İ&amp;Ccedil;İN BURAYA TIKLAYABİLİRSİNİZ&lt;/a&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/kadim-dostlarimizin-yalnizligi_39273731.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 22 Mar 2009 08:51:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>www.recepsen.com</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/www-recepsen-com_21749001.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/www-recepsen-com_21749001.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Eğitim k&amp;uuml;lt&amp;uuml;r tarih edebiyat ağırlıklı kişisel bir siteyi ziyaret etmenizi&amp;nbsp;&amp;ouml;neriyorum bug&amp;uuml;n sizlere. &lt;a href=&quot;http://www.recepsen.com/&quot;&gt;http://www.recepsen.com/&lt;/a&gt;&amp;nbsp;G&amp;uuml;zel, doyurucu,sade,hoş bir site.Şiirden, &amp;ouml;yk&amp;uuml;ye, &amp;ouml;yk&amp;uuml;den tarihe, tarihten eğlence sayfalarına... Yolu sevgiden ge&amp;ccedil;enler i&amp;ccedil;in.&lt;/p&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/www-recepsen-com_21749001.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 12 Aug 2008 19:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>GÜZEL VE DOYURUCU BİR SİTE</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/guzel-ve-doyurucu-bir-site_11798181.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/guzel-ve-doyurucu-bir-site_11798181.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Eğitim kültür tarih edebiyat ağırlıklı kişisel bir siteyi ziyaret etmenizi&amp;nbsp;öneriyorum bugün sizlere. &lt;A href=&quot;http://www.recepsen.com/&quot;&gt;http://www.recepsen.com/&lt;/A&gt;&amp;nbsp;Güzel, doyurucu,sade,hoş bir site.&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/guzel-ve-doyurucu-bir-site_11798181.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 25 Mar 2008 08:11:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BAYRAM HEDİYESİ</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/bayram-hediyesi_4854842.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/bayram-hediyesi_4854842.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;#8220;Dr. Baymirza Hayıt&amp;#8217;a aittir&amp;#8221;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dağa taşa su usul usul yürümeye, kelebekler kanatlanıp uçmaya hazırlanıyordu. Tabiat, rengarenk çiçeklerle süslenerek bir başka alemin yolculuğuna çıkacaktı. O dilsiz ağaçlar neşelenecek, dünyaların gizlendiği tomurcuklar güneşin bereketli öpüşleriyle elmayı, narı, kirazı Asya&amp;#8217;nın çizgili yüzlü çocuklarına sunacaktı. Ne yazık ki talih, toprak ananın nimetlerine özgür olarak el uzatmayı çok görmüş, onları tutsak etmişti. Oysa her insan gibi onların mutluluğu da bağımsız yaşamakla mümkündü. Bunun için pek çok kereler baş kaldırmışlar, sayısız evlatlarını savaş alanlarında bırakmışlardı.&lt;BR&gt;Petersburg&amp;#8217;un duvarlarını özgürlük, insanca yaşama şarkılarının sarstığı gün geldi... Çelik örgüleri biraz da onların gayreti kırdı ve yıl bin dokuz yüz on yedinin ekimine ulaştı.&lt;BR&gt;Uçsuz bucaksız steplerde, çeşitli dillerde insancıl şarkılar söylenmeye başladı. Herkes mutlu, herkes sevinçliydi. &amp;#8220;Milletler hapishanesi&amp;#8221; haline gelmiş imparatorluğun beton duvarları kırılarak aydın ufuklarla kucaklaşılacaktı. Her millet özgür olacak, kendi dilinde, kendi gönlünce devletini kuracak, toprağına istediği gibi sahip olacak, insanını dilediği şekilde eğitecekti. Gölgesiz bir bayram havası Sibirya&amp;#8217;nın derinliklerinde dalgalanıyordu.&lt;BR&gt;Fakat kısa bir süre sonra yüreklerde kuşku belirmeye başladı; gün dönüyordu sanki. Bir ihanet fısıltısı dolaşıyordu dudaktan dudağa; inanılmak istenmiyordu bu ihanete; çünkü elde &amp;#8220;öğretinin ilkeleri&amp;#8221; vardı. İnanılmıyordu, ama General Frunze&amp;#8217;nin emrinde toplanan kuvvetler, sevincin dağ rüzgarı misali sınırsız dalgalandığı topraklara yürümeye başlamıştı bile.&lt;BR&gt;Her yer çelik miğferlilerin mitralyözleriyle dolmuştu. Bunlara karşı çıkanlar yalın ayak, ak gömlekli, yalın kılıçtılar. Karanlık geceler öl.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/bayram-hediyesi_4854842.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 22 Dec 2007 11:33:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İnternet Kullanımı</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/internet-kullanimi_4401382.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/internet-kullanimi_4401382.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sizler de biliyorsunuz ki, yaşamın her alanında haklarımız olduğu gibi, haklarımızı/özgürlüklerimizi kullanırken uymamız ve dikkat etmemiz gereken kurallar vardır. İletişim özgürlüğü içinde yer alan Internet kullanımında da dikkat etmemiz gereken kurallar, çocukların Internet'ten güvenli bir şekilde yararlanmalarını sağlamak açısından önem taşımaktadır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sizlerin daha bilinçli ve güvenli Internet kullanıcıları olmanızı sağlayacak bazı öneriler aşağıda sıralanmaktadır: &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;1- Her şeyden önce Internet ve bilgisayarda çok fazla vakit geçirmeyin. Oyuna, kitap okumaya, spora ve sanata vakit ayırın. Internet ve bilgisayar kullanma sürenizi aileniz ve öğretmenlerinizle konuşarak karar verin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;2- Bilgisayarın önünde uzun süreli hareketsiz kalmayın, kambur oturmayın; sırtınızı destekleyecek bir sandalye veya oturma alanı seçin. Işıksız ortamda bilgisayar kullanmayın. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;3- Ailenizle ve okul öğretmenlerinizle birlikte sizin yaşınıza uygun ve sizin için güvenli olan Internet sitelerinin adreslerini belirleyin. Belirlediğiniz sitelerin adreslerini bilgisayarınızın &quot;sık kullanılanlar&quot; bölümüne kaydedin. Böylece bu sitelere giriş işleminiz daha kolay olacaktır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;4- Internet'te mümkünse ailenizle birlikte gezinin. Eğer aileniz müsait değilse, sadece ailenizin ve okul öğretmenlerinizin onayladığı siteleri ziyaret edin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;5- Internet ortamında tanımadığınız kişilerle sohbet etmeyin, iletişim kurmayın. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;6- Ziyaret ettiğiniz sitenin &quot;güvenlikle ilgili sorularını&quot; dikkatlice okuyun, sitenin sizden istenilen bilgileri ne amaçla istediğini öğrenin ve ailenize danışarak sizden istenilen bilgileri verin. Ailenizin onayı olmaksızın resminizi, adresinizi, telefon numaranızı, okulunuzun adını vermeyin.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;7- Ailenizin/ebeveynlerinizin izni olmaksızın, adresiniz, okulunuzun adı, telefon numaranız, ebeveyninizin iş adresleri ve iş yeri telefon numar.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/internet-kullanimi_4401382.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 20 Oct 2007 09:00:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KAHRAMANLAR SİZİ ASLA UNUTMAYACAĞIZ!</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/kahramanlar-sizi-asla-unutmayacagiz_4343717.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/kahramanlar-sizi-asla-unutmayacagiz_4343717.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor,&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor.&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; M.Akif ERSOY&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;&lt;STRONG&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/gonuldunyasi_sehitlerimiz.JPG&quot;&gt;&lt;IMG height=609 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/gonuldunyasi_sehitlerimiz.JPG&quot; width=521 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;&lt;/STRONG&gt;
08 Ekim 2007 Pazartesi 15:00
Hepsinin ayrı bir öyküsü var. Hepsinin yarım kalan bir hayatı... İşte onların öyküleri...

&lt;STRONG&gt;Bayrama hazırlanan evlere acı çöktü... Türkiye'nin dört bir yanından feryatlar yükseliyor. Şehitlerin yaşam öyküleri yürekleri burkuyor...&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Kars : Komando Er Turgay Salgar&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;5 ay sonra terhis olacaktı&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Cumhuriyet Köyü'nde doğmuştu Turgay... 3 kardeşin en büyüğüydü... Annesi yolunu gözlüyordu. Bu bayrama gelmese de 5 ay sonra terhis olacaktı. Acı haberi aldığında&amp;nbsp;şehit anası Güler Salgar &quot;&lt;STRONG&gt;Beni oğlumun yanına götürün&quot;, &quot;İçime taş düştü, taş, taş..&quot; &lt;/STRONG&gt;diye ağıtlar yaktı. Onun feryatları ile tüm köy halk.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/kahramanlar-sizi-asla-unutmayacagiz_4343717.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 09 Oct 2007 17:55:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Babamın Yarım Kalmış Sevdasının Yerine</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/babamin-yarim-kalmis-sevdasinin-yerine_4331363.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/babamin-yarim-kalmis-sevdasinin-yerine_4331363.html</guid> 
            <description>&lt;P align=left&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sineme yüzlerce ok saplanırdı&lt;BR&gt;Kirpiğin kaşına değidiği zaman.&lt;BR&gt;Bir sızı içimde keleplenirdi,&lt;BR&gt;Kulağım adını duyduğu zaman&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kâh zülfünün karasında yatardım,&lt;BR&gt;Kâh gözünün deryasında yiterdim.&lt;BR&gt;Seni hayal eder dilek tutardım,&lt;BR&gt;Göğümde bir yıldız kaydığı zaman.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bahar başlayınca elvan toyuna,&lt;BR&gt;Sevdam çiçek açar idi boyuna...&lt;BR&gt;Koyakdaki gür derenin suyuna,&lt;BR&gt;Söğüt dallarını eğdiği zaman.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Meltem vursa yüzündeki güllere,&lt;BR&gt;Dokunurdu gönlümdeki tellere.&lt;BR&gt;Bakarak ağlardım cılga yollara,&lt;BR&gt;Bir türkü bağrımı oyduğu zaman.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu aşk can evimde kaldı da yarım,&lt;BR&gt;Halâ o iklimden sesler duyarım.&lt;BR&gt;Kim bilir belki de sana doyarım,&lt;BR&gt;Topraklar yağmura doyduğu zaman.&lt;BR&gt;DİLAVER CEBECİ&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/babamin-yarim-kalmis-sevdasinin-yerine_4331363.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Oct 2007 15:23:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Antepli Şahin</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/antepli-sahin_4237611.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/antepli-sahin_4237611.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/gonuldunyasi_antep-islahiye_gnbatm.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/gonuldunyasi_antep-islahiye_gnbatm.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Ben Antepliyim, Şahin'im ağam. &lt;BR&gt;Mavzer omuzuma yük. &lt;BR&gt;Ben yumruklarımla dövüşeceğim. &lt;BR&gt;Yumruklarım memleket kadar büyük. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hey, hey! &lt;BR&gt;Yine de hey hey! &lt;BR&gt;Kaytan bıyıklarım, delişmen çağım &lt;BR&gt;Düşman kurşunlarına inat köprü başında &lt;BR&gt;Memleket türküleri çağıracağım. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu dağlarda biz yaşarız, bu dağlar bizim dağımız. &lt;BR&gt;Namusumuz temiz, bayrağımız hür &lt;BR&gt;Analarımız, karımız, kızımız, kısrağımız &lt;BR&gt;Burda erkekçe döğüşür &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir bayrak dalgalanır Antep kalesi üstünde &lt;BR&gt;Alı kanımdaki al, akı alnımdaki ak &lt;BR&gt;Bayraklar içinde en güzel bayrak &lt;BR&gt;Düşüncem senden yanadır &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hep senden yanadır çektiğim kahır &lt;BR&gt;Bu senın ülkende, senin gölgende &lt;BR&gt;Düşmesin kara kalpaklar, kirlenmesın duvaklar &lt;BR&gt;Korkum yok ölümden kâfirden yana &lt;BR&gt;Alacaksa alsın beni şafaklar. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hey, hey! &lt;BR&gt;Yine de ey hey! &lt;BR&gt;Al bayraklar altında kara bir kartal gibi &lt;BR&gt;Yaşamak ne güzel şey. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir sır var bu mavzerde, attığım gitmez boşa &lt;BR&gt;Çıkmış bir eski savaştan &lt;BR&gt;Türk'ün bir karış toprak parçası için &lt;BR&gt;Destanlar yazacağız yeni baştan. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yıktım toprağın üstüne bir sarı kurşunla birini &lt;BR&gt;Çıktı karşıma biri, &lt;BR&gt;Çıktıkça çektim tetiği bismillâhlarla beraber &lt;BR&gt;Vurdum alnından kâfiri. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu kaçıncı kurşundur, bu kaçıncı bismillâh &lt;BR&gt;Bu kaçıncı ölüdür? &lt;BR&gt;Bir türkü söylenir siperlerde her sabah &lt;BR&gt;Vurun Antepliler namus günüdür! &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ben Antepliyim Şahin'im ağam &lt;BR&gt;Mavzer omuzuma yük &lt;BR&gt;Ben yumruklarımla dövüşeceğim &lt;BR&gt;Yumruklarım memleket kadar büyük&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;</description>
            <pubDate>Sat, 22 Sep 2007 13:32:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Buzullarda Dev Erime </title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/buzullarda-dev-erime_4182055.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/buzullarda-dev-erime_4182055.html</guid> 
            <description>Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Kuzey Buz Denizi'ndeki erime sonucu buzulların kapladığı alanın, uydudan ölçümlerin başladığı 1978'den sonraki en alt seviyesine indiğini ve Avrupa'dan Büyük Okyanusa kutup üzerinden kestirme deniz yolunun açıldığını duyurdu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ESA'nın internet sitesinde (www.esa.int), açılan deniz yolları uydu fotoğraflarıyla gösterildi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ESA tarafından yapılan açıklamaya göre, tarihsel olarak geçişin mümkün olmadığı, ''Kuzey Buz Denizi Kuzeybatı Geçişi'' adlı rota, buzulların erimesi sonucu, Avrupa-Asya, Atlas-Pasifik okyanusları geçişlerine artık tamamen açık hale geldi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Denizcilik şirketlerinin yıllardır açılmasını umdukları rotanın uydu fotoğraflarını yayımlayan ESA, bölgenin artık &quot;denizciliğe tamamen elverişli olduğunu&quot; duyurdu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Denizcilik firmaları, Kuzeybatı Geçişinin, Kanada'nın kuzey kıyılarından Panama Kanalı'na en ucuz gemi seferini sağlayacağını da hesaplıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ESA'nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre Danimarka Ulusal Uzay Ajansından Leif Toudal Pedersen, Kuzey kutbundaki buzul erimesinin ''aşırı'' dereceye ulaştığını vurguladı ve bölgedeki buzulların 3 milyon kilometre gibi ''çok düşük'' bir alana indiğini belirtti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu seviyenin, daha önce en düşük alanın 4 milyon kilometre kare olarak ölçüldüğü 2005 ve 2006 yıllarından bile ''1 milyon kilometre kare daha az olduğu'' vurgulandı. Kuzey kutbundaki buzullar her yıl Eylül ayında en düşük seviyesine, Mart ayında da en yüksek seviyesine ulaşıyor. Daha önceki en düşük alanın 4 milyon kilometre kare olarak ölçüldüğü 2005 ve 2006 yıllarında Kuzeybatı deniz rotası kapalı kalmıştı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Açıklamada, 2005, 2006 ve 2007 fotoğrafları karşılaştırıldığında, bu yıl büyük bir azalmanın görüldüğü, beklenenden çok büyük bir azalma olan, tam 1 milyon kilometre karelik farkın nedenlerine ilişkin çok acil çalışmaların gerektiği kay.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/buzullarda-dev-erime_4182055.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 15 Sep 2007 12:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Arkadaşlık</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/arkadaslik_4125251.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/arkadaslik_4125251.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kötü karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş. &quot; arkadaşların ile tartışıp kavga ettiğin zaman her sefer bu tahta perdeye bir çivi çak&quot; demiş. Genç, birinci (ilk)&amp;nbsp;günde tahta perdeye 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendine kontrol etmeye çalışmış ve geçen&amp;nbsp;her gün daha az çivi çakmış.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş. Babası onu yeniden tahta perdenin önüne götürmüş. Gence &quot;bugünden başlayarak tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahta perdelerden bir çivi çıkar sök&quot; demiş.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Günler geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası ona &quot;aferin iyi davrandın ama bu&amp;nbsp;tahta perdeye dikkatli bak. artık çok delik var. Artık geçmişteki gibi güzel olmayacak&quot; demiş.&amp;nbsp; Arkadaşlarla tartışıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir yara (delik)&amp;nbsp;bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin ama bu delik aynen kalacak (kapanmayacak).&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir sen ihtiyaç duyduğunda yardımcı olur, seni dinler sana yüreğini açar&quot; demiş...&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/arkadaslik_4125251.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 08 Sep 2007 15:33:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Şehitler Ölmez</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/sehitler-olmez_3870515.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/sehitler-olmez_3870515.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/gonuldunyasi_sehit.jpg&quot;&gt;&lt;IMG height=559 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/gonuldunyasi_sehit.jpg&quot; width=554 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/sehitler-olmez_3870515.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Aug 2007 13:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Şifalı Bitkiler</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/sifali-bitkiler_3870432.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/sifali-bitkiler_3870432.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;ADAÇAYI&lt;BR&gt;Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser.Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır.Bu uyarıcı bitki kan dolaşımını hızlandırır. Hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar. Bu bitkiyle sivilcelerinizden de kurtulabilirsiniz.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;AHUDUDU&lt;BR&gt;Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ALOE VERA(SARISABIR)&lt;BR&gt;Eski yunanlılarında güzelleşmek için kullandıkları bir bitki. Yıpranmış ciltleri onarmak ve nemlendirmek için son derece yararlı. Akne sıcaktan kaynaklanan kaşıntılara karşı cildi koruyor. Yıpranmış saçları onarıyor ve nemlendiriyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ASMA&lt;BR&gt;Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;AVOKADO&lt;BR&gt;Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur, çünkü en iyi antioksidanttır. Antioksidantlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır. Bol miktarda E vitamini de içerir.Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar. Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;AYRIKOTU&lt;BR&gt;İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;AYVA&lt;BR&gt;İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;BADEM&lt;BR&gt;Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;BAKLA&lt;BR&gt;İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşür.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/sifali-bitkiler_3870432.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 12 Aug 2007 13:18:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mona Roza</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/mona-roza_3870375.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/mona-roza_3870375.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;Mona Roza, siyah güller, ak güller&lt;BR&gt;Geyvenin gülleri ve beyaz yatak&lt;BR&gt;Kanadı kırık kuş merhamet ister&lt;BR&gt;Ah, senin yüzünden kana batacak&lt;BR&gt;Mona Roza siyah güller, ak güller&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ulur aya karşı kirli çakallar&lt;BR&gt;Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa&lt;BR&gt;Mona Roza, bugün bende bir hal var&lt;BR&gt;Yağmur iğri iğri düşer toprağa&lt;BR&gt;Ulur aya karşı kirli çakallar&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Açma pencereni perdeleri çek&lt;BR&gt;Mona Roza seni görmemeliyim&lt;BR&gt;Bir bakışın ölmem için yetecek&lt;BR&gt;Anla Mona Roza, ben bir deliyim&lt;BR&gt;Açma pencereni perdeleri çek...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Zeytin ağaçları söğüt gölgesi&lt;BR&gt;Bende çıkar güneş aydınlığa&lt;BR&gt;Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi&lt;BR&gt;Seni hatırlatıyor her zaman bana&lt;BR&gt;Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;Zambaklar en ıssız yerlerde açar&lt;BR&gt;Ve vardır her vahşi çiçekte gurur&lt;BR&gt;Bir mumun ardında bekleyen rüzgar&lt;BR&gt;Işıksız ruhumu sallar da durur&lt;BR&gt;Zambaklar en ıssız yerlerde açar&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ellerin, ellerin ve parmakların&lt;BR&gt;Bir nar çiçeğini eziyor gibi&lt;BR&gt;Ellerinden belli oluyor bir kadın&lt;BR&gt;Denizin dibinde geziyor gibi&lt;BR&gt;Ellerin, ellerin ve parmakların&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Zaman ne de çabuk geçiyor Mona&lt;BR&gt;Saat onikidir söndü lambalar&lt;BR&gt;Uyu da turnalar girsin rüyana&lt;BR&gt;Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar&lt;BR&gt;Zaman ne de çabuk geçiyor Mona&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Akşamları gelir incir kuşları&lt;BR&gt;Konar bahçenin incirlerine&lt;BR&gt;Kiminin rengi ak, kimisi sarı&lt;BR&gt;Ahh! beni vursalar bir kuş yerine&lt;BR&gt;Akşamları gelir incir kuşları&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 12 Aug 2007 13:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Müslüman Türk Devletlerinde Kültür ve Medeniyet </title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/musluman-turk-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet_3188223.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/musluman-turk-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet_3188223.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;İlk Müslüman Türk devletlerinden olan Karahanlılarda, ülkenin doğusunu idare eden büyük hakana Arslan Han adı verilirdi. Onun hakimiyeti altında batı bölgelerini, Buğra ünvanını taşıyan diğer bir han idare etmekteydi. Sonra devlet merkezinde hakanlara vekâlet eden, Erkan, Sagun gibi ünvanlar alan İligler ve tekin diye anılan şehzadeler geliyordu. Ayrıca bir danışma kurulu vardı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Hükümdarlığı halife tarafından tasdik edilen Gazne hükümdarı Mahmud, sultan ünvanını ilk defa kullanan hükümdar olarak bilinir. Daha sonra bu ünvan, bütün Müslüman devlet başkanları tarafından kullanılmıştır. Anadolu Türkmen beyliklerinde, atabeyliklerde de sultan ünvanı kullanılmıştır. İslamiyette devlet başkanı olan halife, peygamberin vekili olduğu için, bütün Müslümanların başı durumundaydı. Türk cihan hakimiyeti düşüncesi, güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar dünyanın Türk hükümdarı tarafından idare edilmesi gerektiği esasına dayanıyordu. 11. asır yazarlarından Kaşgarlı Mahmud şöyle demektedir: &quot;Allah, devlet güneşini Türklerin burcunda doğdurmuş, göklerdeki dairelere benzeyen devletleri onun saltanatı etrafında döndürmüş, Türkleri yeryüzünün hakimi yapmıştır.&quot; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Oğuz destanındaki ok motifi, Göktürk Kitabelerinde zaptı düşünülen istikametlere önceden prenslerin tayin edilmesi, Türk kültüründeki cihan hakimiyeti ülküsünün işaretiydi. Selçuklular, Dandanakan Savaşının hemen arkasından bir savaş meclisi toplamışlar ve burada fütuhat yönlerini ve görev alacak başbuğları kararlaştırmışlardır. Malazgirt Savaşı ve Anadolu'nun fethi de, cihan hakimiyeti ülküsünün bir sonucu idi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Türk sultanları, topluluklar arsında sosyal, kültürel dînî müsamaha bakımından herhangi bir fark kabul etmemişler, herkese eşit hak ve adalet tanımışlardır. Müslüman Türk devletlerinde çeşitli boyla.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/musluman-turk-devletlerinde-kultur-ve-medeniyet_3188223.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 06 Jun 2007 07:46:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çevre için alarm veren yirmi dört nokta   </title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/cevre-icin-alarm-veren-yirmi-dort-nokta_3031579.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/cevre-icin-alarm-veren-yirmi-dort-nokta_3031579.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Çevre için alarm veren 24 nokta&amp;nbsp;&amp;nbsp; 04.07.2005&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Milliyet&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurulu Başkan Yardımcısı Aydın Atıcı, gönüllü çevrecilerden derlediği bilgilerle, Türkiye'nin çevre sorunları haritasını Milliyet için çizdi&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;İSTANBUL: Küçükçekmece Gölü, atıklarla zehirli göle dönüştü. Kilyos - Karaburun arasında kömür ocaklarının denize yaptıkları dolgu ve hafriyatlar ciddi tahribata neden oluyor. Gebze ve Ömerli'de taş ocakları çevreyi tahrip ediyor. &lt;BR&gt;ANKARA: Günlük 3 bin ton çöpün döküldüğü Mamak çöplüğü, çevre ve halk sağlığını tehdit ediyor. &lt;BR&gt;İZMİR: Doğalgaz kullanımı yaygınlaşmadığından hava kirliliği ciddi boyutta. &lt;BR&gt;BURSA: Verimli toprakların bulunduğu Gürsu Ovası'na, hal inşaatı ve oluşacak trafik zarar verecek. Nilüfer Deresi'ne atık boşaltılıyor. Beslendiği dereler kirletilen Uluabat Gölü ölüyor.&lt;BR&gt;İZMİT: Yoğun sanayi, deniz ve bitki örtüsünü olumsuz etkiliyor. Seymen beldesindeki bir fabrikanın kimyasal atıkları, tarım ürünlerine, ağaçlara zarar veriyor. &lt;BR&gt;BEYŞEHİR GÖLÜ: Erozyon ve sulama amaçlı kontrolsüz aşırı su alımı nedeniyle ölüyor. &lt;BR&gt;MALATYA: Sanayi atıkları çevreyi tehdit ediyor. Beylerderesi'nden temiz gelen bir akarsu, Sahnahan bölgesine geldiğinde, simsiyah oluyor.&lt;BR&gt;ŞANLIURFA: Batman-Dörtyol Boru hattındaki yarılmadan sızan ham petrol göl alanına aktı. Sızdığı Atatürk Barajı'ndan sulama yapılan alanlar olumsuz etkilendi.&lt;BR&gt;AKDENİZ: Nesli tükenen.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/cevre-icin-alarm-veren-yirmi-dort-nokta_3031579.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 22 May 2007 10:10:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Neme Lâzım Be Sultanım!</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/neme-lazim-be-sultanim_2085920.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/neme-lazim-be-sultanim_2085920.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Kanuni Sultan Süleyman, en yüksek duruma getirmiş olduğu devletin akıbetini hayâl eder, günün birinde &amp;#8220;Osmanoğulları da inişe geçer çökmeye yüz tutar mı&amp;#8221; diye derin derin düşünmeye başlar... Bu gibi soruları çoğu zaman süt kardeşi meşhur âlim Yahyâ Efendi&amp;#8217;ye sorduğundan bunu da sormaya niyet eder. Güzel bir hatla yazdığı mektubu keşfine inandığı Yahyâ Efendi&amp;#8217;ye gönderir... &amp;#8220;Sen ilahî sırlara vâkıfsın. Kerem eyle de bizi aydınlat. Bir devlet hangi halde çöker? Osmanoğulları&amp;#8217;nın âkıbeti nasıl olur? Bir gün olur da izmihlâle uğrar mı?&amp;#8221; şeklinde mektubunu gönderir. Güzel bir hatla yazılmış mektubu okuyan Yahyâ Efendi&amp;#8217;nin cevabı bir bakıma çok kısa, bir bakıma içinden çıkılmaz bir hâl alır: &lt;BR&gt;&amp;#8220;Neme lâzım be Sultânım!&amp;#8221; &lt;BR&gt;Topkapı Sarayı&amp;#8217;nda bu cevabı hayretle okuyan Sultân, bir mânâ veremez. Yahyâ Efendi gibi bir zâtın böylesine basit bir cevapla işi geçiştireceğini pek düşünmez. Söylenmeye başlar: &amp;#8220;Acaba bilmediğimiz bir mânâ mı vardır bu cevapta?&amp;#8221; Nihayet kalkar, Yahyâ Efendi&amp;#8217;nin Beşiktaş&amp;#8217;taki dergâhına gelir. Sitem dolu sorusunu tekrar sorar: &lt;BR&gt;&amp;#8220;Ağabey ne olur mektubuma cevap ver. Bizi geçiştirme, soruyu ciddiye al!&amp;#8221; &lt;BR&gt;&amp;#8220;Sultânım sizin sorunuzu ciddiye almamak kâbil mi? Ben sorunuzun üzerine iyice düşündüm ve kanaatimi de açıkça arz ettim.&amp;#8221; &lt;BR&gt;&amp;#8220;İyi ama bu cevaptan bir şey anlamadım. Sadece &amp;#8220;neme lâzım be Sultânım!&amp;#8221; demişsiniz. Sanki &amp;#8220;Beni böyle işlere karıştırma&amp;#8221; der gibi bir anlam çıkarıyorum.&amp;#8221; &lt;BR&gt;&amp;#8220;Sultânım! Bir devlette zulüm yayılsa, haksızlık şâyi olsa, işitenler de &amp;#8220;neme lâzım&amp;#8221; deyip uzaklaşsalar, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yese, bilenler bunu söylemeyip sussa. Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin, feryâdı göklere çıksa da bunu da taşlardan başkası işitmese, işte o zaman dev.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/neme-lazim-be-sultanim_2085920.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 24 Feb 2007 13:59:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Vatan Sevgisini İçten Duyanlar</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/vatan-sevgisini-icten-duyanlar_1856959.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/vatan-sevgisini-icten-duyanlar_1856959.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Vatan sevgisini içten duyanlar&lt;BR&gt;Sıtkı ile çalışır benimseyerek&lt;BR&gt;Milletine, Ulusuna uyanlar&lt;BR&gt;Demez neme lazım, neyime gerek&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Her ferdin hakkı var, bizimdir Vatan&lt;BR&gt;Babamız, dedemiz döktüler al kan&lt;BR&gt;Hudut boylarında can verip yatan&lt;BR&gt;Saygıyle anarız, şehit diyerek&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Vatan aşkı ile çalışan kafa&lt;BR&gt;Muhakkak erişir öndeki safa&lt;BR&gt;Tesir nüfuz olur her bir tarafa&lt;BR&gt;Herkes onu büyük tanır severek&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Olmak istiyorsan dünyada mesut&lt;BR&gt;Hakka halka yarayacak bir iş tut&lt;BR&gt;Çalıştır oğlunu, kızını okut&lt;BR&gt;İnsan olmak için okumak gerek&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Vatan bizim, ülke bizim, el bizim&lt;BR&gt;Emin ol ki her çalışan kol bizim&lt;BR&gt;Ayyıldızlı bayrak bizim, mal bizim&lt;BR&gt;Söyle Veysel öğünerek, överek.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; AŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/vatan-sevgisini-icten-duyanlar_1856959.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 31 Jan 2007 13:20:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>VUSLAT</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/vuslat_1771822.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/vuslat_1771822.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,&lt;BR&gt;Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar,&lt;BR&gt;Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamanı&lt;BR&gt;Görmezler ufuklarda, şafak söktügü anı...&lt;BR&gt;Gördükleri rü'ya ezeli bahçedir aşka;&lt;BR&gt;Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgarı başka.&lt;BR&gt;Gül solmayı; mehtab, azalıp gitmeyi bilmez...&lt;BR&gt;Gök kubbesi her lahza, bütün gözlere mavi...&lt;BR&gt;Zenginler o cennette fakirlerle müsavi;&lt;BR&gt;Sevdaları hülyalı havuzlarda serinler,&lt;BR&gt;Sonsuz gibi, bir fıskiye ahengini dinler.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir ruh, o derin bahçede bir defa yaşarsa&lt;BR&gt;Boynunda O'nun kolları, koynunda O varsa,&lt;BR&gt;Dalmışsa O'nun saçlarının rayihasiyle,&lt;BR&gt;Sevmekteki efsunu duyar her nefesiyle.&lt;BR&gt;Yıldızları, boydan boya doğmuş gibi, varlık&lt;BR&gt;Bir mucize halinde o gözlerdendir artık.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kanmaz, en uzun buseye, öptükçe susuzdur&lt;BR&gt;Zira, susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur.&lt;BR&gt;İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan...&lt;BR&gt;Bir sır gibidir azçok ilah olduğumuzdan.&lt;BR&gt;Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler.&lt;BR&gt;Bir gün nereden hangi tesadüfle gelirler?&lt;BR&gt;Aşk, onları sevkettiği günlerde, kaderden&lt;BR&gt;Rüzgar gibi bir şevk alır, oldukları yerden.&lt;BR&gt;Geldikleri yol, ömrün ışıktan yoludur o!&lt;BR&gt;Alemde bir akşam ne semavi koşudur o!&lt;BR&gt;Dört atlı o gerdüne, gelirken dolu dizgin,&lt;BR&gt;Sevmiş iki ruh ufku görürler daha engin,&lt;BR&gt;Simaları her lahza parıldar bu zaferle;&lt;BR&gt;Gök, her tarafından, donanır meş'alerle!&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,&lt;BR&gt;Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar&lt;BR&gt;Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda,&lt;BR&gt;-Zalim saat ihmal edilen vakti çalar da-&lt;BR&gt;Bir an uyanırlarsa leziz uykulardan,&lt;BR&gt;Baştanbaşa, her yer kesilir kapkara, zindan...&lt;BR&gt;Bir faciadır böyle bir alemde uyanmak...&lt;BR&gt;Günden güne, hicranla bunalmış gibi, yanmak...&lt;BR&gt;Ey tali! Ölümden ne beterdir bu karanlık!&lt;BR&gt;Ey aşk! O gönüller sana mal oldular artık!&lt;BR&gt;Ey vuslat! O aşıkları efsununa ram et!&lt;BR&gt;Ey tatlı ve ulvi ge.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/vuslat_1771822.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 20 Jan 2007 14:47:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Masal Mavisi</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/masal-mavisi_1451436.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/masal-mavisi_1451436.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Kalabalık kıpırtılar içinde&lt;BR&gt;Gizli saklı karanlıklar içinde&lt;BR&gt;Koparılmış bir gül yaprağı gibi&lt;BR&gt;Yüreciği titremeler içinde&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sonsuzluğun sınırında duruyor&lt;BR&gt;Çiçekler takınmış reyhan kokunmuş&lt;BR&gt;Hayatın devingen beşiğinde uyur gibi&lt;BR&gt;Gülücüğü ışıltılar içinde&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Akşamın hançeri hüzne boyanmış&lt;BR&gt;Acımasız rahim sevecen mezar&lt;BR&gt;Ölüme bir nokta düşürmek için&lt;BR&gt;Bağrında inciler duruyor gibi&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;STRONG&gt;Aydın Hatipoğlu&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/masal-mavisi_1451436.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 04 Dec 2006 11:49:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>40 Altın Kural</title>
            <link>http://gonuldunyasi.blogcu.com/40-altin-kural_1379473.html</link>
            <guid>http://gonuldunyasi.blogcu.com/40-altin-kural_1379473.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;STRONG&gt;1) Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al. &lt;BR&gt;2) Adam gibi üç fıkra öğren. &lt;BR&gt;3) Sevinçlerini sakın erteleme. &lt;BR&gt;4) Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahlığının % 90&amp;amp;#8217; nını oluşturur. &lt;BR&gt;5) Hergün 30 dakika yürüyüş yap.. &lt;BR&gt;6) Her yemekten önce şükret. &lt;BR&gt;7) Bir arkadaşının sırrını açıklamadan önce iki kere düşün. &lt;BR&gt;8) Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme. &lt;BR&gt;9) Kaybedecek şeyleri olmayan insanlardan kork. &lt;BR&gt;10) Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur. &lt;BR&gt;11) Çocukların, adet kelimesini duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa. &lt;BR&gt;12) Dinine ait kitabı tam anlamıyla okumak için kendine bir yıl süre tanı. &lt;BR&gt;13) Kendini ve başkalarını affetmesini bil. &lt;BR&gt;14) İlkyardımı öğren. &lt;BR&gt;15) Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma. &lt;BR&gt;16) Her gün altı bardak suyunu içmeyi unutma. &lt;BR&gt;17) Seni seven insanları koru. &lt;BR&gt;18) Zorda olsa ailenle tatil yapmak için herşeyi dene. Bu tatildeki anlar, hayatının en değerli anlarından biri olacak.&lt;BR&gt;19) Kendine yapılması istemediğin hiçbir şeyi başkalarına yapma. &lt;BR&gt;20) Başarıya, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir. &lt;BR&gt;21) Başarılı ve iyi bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma. &lt;BR&gt;a) Doğru insanı bulmak. b) Doğru insan olmak. &lt;BR&gt;22) Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır. &lt;BR&gt;23) Sevimsiz olmayacak şekilde ayrı fikirde olmayı öğren. &lt;BR&gt;24) Cesaretli ol, hayatına geri baktığında yaptıkların için değil yapmadıkların için üzüleceksin. &lt;BR&gt;25) Çok mükemmel bulduğun bir fikri başkasının engellemesine izin verme. &lt;BR&gt;26) Keyifsizliklerini açığa vurma. &lt;BR&gt;27) Nasıl bir duygu olduğunu öğrenmek için 24 saat kimseyi ve birşeyi eleştirme. &lt;BR&gt;28) Evliliğini güzelleştirmek için hergün birşeyler yap. &lt;BR&gt;29) İyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme. &lt;BR&gt;30) Çocu.. ( &lt;a href=&quot;http://gonuldunyasi.blogcu.com/40-altin-kural_1379473.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 19 Nov 2006 22:52:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://gonuldunyasi.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>